CEFİ Akustik Stüdyo’da GREEK Klasikleri Coverladı

Müzik dünyasının başarılı yorumusu CEFİ, Michael Kuyucu’nun Akustik Stüdyosunda GREEK Müziğinin sevilen klasiklerini seslendirdi. Orkestrası ile eşliğinde Yunan müziğinin önemli klasiklerinin akustik performansını sunan CEFİ, Michael Kuyucu’ya önemli açıklamalarda da bulundu.

Türkiye’ye 2013 yılında geldim, 2013’ten 2019’a kadar devamlı ürettim.  2013’te “Yüzde Yüz Aşk” adlı single’ı çıkardım, sonra arkasından “Uyuyunca Geçer” yayınlandı, Ersay İner’in bir şarkısıydı.  Sonra “Aldım” diye bir şarkı yaptım sonra baktım beş tane olmuş. Beş tane single bir tane de maxi single albüm yaptım.

Hep İyi İsimlerle Çalışıyorum

“O Kadar Güzelsin ki” yerli bir şarkı, aslında yine Akdeniz – Ege havası var şarkıda. Bu soundu bırakmıyorum çünkü bu benim yani soundum. Aslında birçok popçu arkadaşımız da yapıyor bunu, duyuyorum bu soundları ama ben daha böyle içime, özüme sindirdim. Hem Egeliyim hem o kültürde yaşadım seviyorum Akdeniz ve Ege kültürünü o yüzden böyle sounddaki şarkıları seçmeye gayret ediyorum.  Benim için önemli olan müzikle beraber şarkının sana ne anlatmak istediği, verdiği mesajlar, duygusu her şey bir bütün aslında. Müzikle sözler güzel buluştuğunda güzel işler çıkıyor ortaya.

“O Kadar Güzelsin ki” şarkısında aslında ayrılığı beceremeyen bir çift var.  Şebnem Sungur’un sözlerini yazdığı Gökhan Tepe’nin müziği yaptığı bir şarkı. Erhan Bayrak aranjesini yaptı. Hep iyi isimlerle çalışmaya çalışıyorum, buna gayret gösteriyorum. Bu şarkıda  verilmek istenen mesajı hemen başında söylüyor,  ‘ne uzun yolmuş ayrılık yürü yürü bitmiyor’ içinde edebiyat da var. İçinde edebiyat olan şarkıları çok seviyorum, “o kadar güzelsin ki” kalbimde nereye koysam yakışıyorsun.

Şarkılar Çok Basitleşti

Şarkılarda son zamanlarda sözler çok basitleşti, sen buna çok dikkat ediyorsun. Türkçeye önem veriyorum, şarkıların sözlerinin anlamlı olmasına özen gösteriyorum.  Her ne kadar yozlaşan bir müzik kültürüne sahip olsak da, ben bu yozlaşmadan kaçınmaya çalışıyorum. Tabi ki iyi işler geç de olsa yerini buluyor.

Kültürümüzü Yozlaştırmayın

Müzikte gidiş kötü, eski müzik sektörünü özlüyor gibiyim. Eski plakçılar vardır onlardan dinlerim ben eski şeyleri. Biz kaset çocuklarıyız, Tarkan kaset yapardı koşardık alırdık.  Artık öyle bir şey yok her şey cep telefonunda, yani bilgisayarda da değil artık cep telefonuna kadar inmiş durumda. Oraya ulaşmaya çalışıyoruz, tabi bu zor bir süreç. Dinleyiciye ulaşmak elektronik camiada kolay değil. Başarmaya çalışıyoruz, başaranlar var arkadaşlar arasında ama bunu başarırken müziği ve Türk kültürümüzü yozlaştırmazlarsa çok sevinirim.

Seda Sayan’ın Yaptığı En Güzel Albüm

Önceki albümümüm Seda Sayan ile beraber yaptığım “Seni Seviyorum” albümü oldu. Aslında her türlü olarak güzel bir malzeme verdik, magazinde de çok yer buldu bu proje. Müzik de çok güzeldi, aranjeleri olsun, şarkıların seçimi olsun. Hatta ben birkaç yerden duydum müzisyenden duydum bu lafı yani Seda Sayan’ın yaptığı en güzel albüm müzik kariyerinde diyenler de oldu. Yani resmen gömlek değiştirdik, bambaşka bir Seda Sayan vardı. Bunu sahneye de taşıdık, çok da başarılı programlar yaptık. Tabi bunu devam ettirebilirdik ama o zaman öyle gerekiyordu ettirmedik yarıda kaldı diyelim.

İyi RAP Yapan Var Ama Çoğu Boş

Bir kulübe gitmiştim yazın, orada rap çalıyordu, rap ama Türkçe rap değildi. Bilmiyorum ismini kim, çünkü rap dinlemem pek benim tarzım değil, çalan şarkıya herkes İngilizce eşlik ediyordu ve çok şaşırmıştım ‘nasıl olur’ dedim. Nasıl olur? Çok uzun bir şarkı ve bunun hepsini hatırlıyorlar, biliyorlar ve beraber söylüyorlar. Türkçede de böyle rap konser görüntülerini gördüm bana inanılmaz  geldi. Herkes şarkının sözlerini biliyordu, çok garip. Öğrenilecek bir söz de yoktu o müzikte yani. İyi rap yapanlar var. Eypio gibi mesela seviyorum onu, duygulu en azından. Ezhel mesela tamam okey, bu adamlar güzel, ama diğerleri boş, çok boş.

Müzik Camiası Kısır Döngü İçinde

Şu anda müzik kültüründe gelinen noktada bu camianın kısır döngü içinde ve bütün popçularda dikkat edin doksanlara dönmeye başladı. Doksanlardan şarkılar seçip cover yapan popçu sayısını bilmiyorum. Hala arabesk söyleyenler de var. Neden? Çünkü arabesk şarkıların sözü o kadar güzel ki, sözleri çok güzel dolu o şarkılar. İçinde bir isyan da varsa adam isyanını anlatmış yani isyan etmiş ya da bir acı varsa ya da bir fakirliği anlatıyorsa ya da bir aşk acısıysa her şey var içinde. Ama rapta bu yok.

CEFİ,  Michael Kuyucu’nun Akustik Stüdyosunda “Thelo Name Niosis”  – “Ena Asteri”  – “Ola Se Thizizoun” – “Gül Güzeli” – “Dio Psemata / Gia Agapi Mi Milas” –  “Ena Gramma” – “Susma / Thelo” gibi Yunan ve Türk müziğinin sevilen klasiklerin akustik performansını sergiledi. CEFİ’ye orkestrada Andreas Sarandidi (Buzuki) , Cüneyt Özdemir (Klavye) , Ataç Ülker (Perküsyon) , Mert Tekay (Keman) , Tolga Özültuğ (Gitar) ve Özgür (Bas Gitar) eşlik etti.

Programı İzlemek İçin:

Paylaş

})(jQuery)